41,0707$% 0,51
47,9111€% 0,56
55,4679£% 0,60
4.511,13%0,05
3.411,91%-0,12
%
Yaz mevsiminin son günlerine yaklaşırken, sabah ve akşam saatlerindeki serinlik sonbaharın geldiğini hissettiriyor. Doğa, yavaş yavaş sarı ve turuncu tonlarına hazırlanırken, küresel iklim değişiklikleri de kendini göstermeye başladı. Yapılan değerlendirmelere göre, tropikal Pasifik’te orta şiddette bir La Nina evresi gelişiyor.
ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) ve Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) gibi iklim kuruluşlarından gelen veriler, La Nina’nın sonbahar döneminde başlayarak kış boyunca etkisini sürdürebileceğini ve atmosferik dolaşım üzerinde belirgin değişimler yaratabileceğini ortaya koyuyor.
Bu durum yalnızca Amerika Birleşik Devletleri için değil, Avrupa için de önemli bir gelişme. La Nina, doğrudan Avrupa’yı hedef almasa bile, Atlantik üzerindeki hava akımlarını etkileyerek kış hava düzeninde dolaylı ama belirgin değişimlere neden olabilir.
ABD’de, La Nina’nın etkisi güney eyaletlerinde daha sıcak ve kurak iken, kuzey bölgelerde daha soğuk ve yağışlı hava olarak kendini gösteriyor. Ancak Avrupa için tablo daha karmaşık; NOAA uzmanlarına göre, Atlantik Okyanusu üzerindeki jet akımının şekli, kıtanın kışının seyrini belirleyecek. Bu yıl kar yağışı sevenler için durum karmaşık görünüyor; artan küresel sıcaklıklar nedeniyle, yeterli yağıntıya rağmen karın tutunması zor olabilir.
Tüm bunlar, Avrupa ve Türkiye gibi orta enlemlerde yer alan bölgeleri nasıl bir sonbahar ve kışın beklediği hakkında sorular doğuruyor. Çeşitli yerlerde su kesintilerinin yaşandığı günümüzde, kuraklık durumu ne zaman sona erecek?
El Nino ve La Nina, Pasifik Okyanusu’ndaki deniz suyu sıcaklıklarındaki değişimler sonucu ortaya çıkan doğal iklim olaylarıdır. El Nino döneminde deniz suyu sıcaklığı artarken, La Nina döneminde deniz suyu sıcaklığı düşer. Bu süreçler, dünya genelindeki hava olaylarını etkileyerek çeşitli iklim değişikliklerine yol açabilir.
Meteoroloji Mühendisi Adil Tek, La Nina koşullarının haziran ayından itibaren başladığını ve şu anda çok kuvvetli olmadığını belirtti. Ayrıca, iklim modellerinin dikkatle takip edilmesi gerektiğini vurguladı.
Dr. Güven Özdemir, uzun vadeli değerlendirmelerde bulunarak, kutup girdabının oluştuğu ve bunun Avrupa’ya yağış getirme ihtimalinin olduğunu dile getirdi. Ancak ilkbahar ve yaz mevsimlerinde yaşanan iklim değişikliklerinin, doğal döngüleri olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.
Önümüzdeki dönemde iklimsel tahminler arasında sıcak gün sayısının çoğalması, yağışların ise azalma göstereceği öngörülüyor. Özellikle, bu yıl bazı bölgelerde kuraklık riski yüksek. Ekim ve kasım aylarında mevsim normallerinde sıcaklıkların seyretmesi bekleniyor, aralık, ocak ve şubat ayında ise sıcaklıkların ortalamanın üstünde olacağı tahmin ediliyor.
Hafta sonunda etkili olması beklenen sıcak hava dalgası, özellikle İstanbul’da sıcaklıkları artıracak. Eylül ayı boyunca hava sıcaklıklarının genel olarak normallerin üzerinde olması bekleniyor.
Son olarak, kuraklık durumu ile ilgili tahminlerde, kısa dönemde etkili yağışlar görülebileceği ancak genel olarak kuraklık riskinin devam edeceği vurgulanıyor.
Tekirdağ’da feci kaza! 1 ölü, 2 yaralı