Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Deniz Platformları ve Savunma Sanayiiyle İlgili Açıklamalar
Deniz platformlarının hizmete alınması, bayrak çekme ve ilk sac kesim töreninde yapılan konuşmada Cumhurbaşkanı, Türk savunma sanayiindeki ilerlemeler, teslimatlar ve deniz gücünün güçlendirilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Törende Yapılan Vurgu ve Teslimatlar
Tören, yeni deniz platformlarının hizmete girişini ve yapılan teslimatların önemini vurguladı. Cumhurbaşkanı, Mavi Vatan’ın korunması için emeği geçenlere teşekkür ederek şehitleri rahmetle andı ve ülkenin tersane kapasitesine olan güvenin bir kez daha kanıtlandığını belirtti.
Pakistan Deniz Kuvvetleri için 2018’de imzalanan MİLGEM inşa sözleşmesi kapsamında ilk gemi PNS Babür Mayıs 2024’te teslim edilmiş; bugün ise çeşitli testleri başarıyla tamamlayan PNS Hayber’in teslimatı gerçekleştirildi.
Yeni Platformların Özellikleri
Konuşmada, en son teknolojiyle donatılan gemilerin iki ülke arasındaki iş birliğine katkı sağlayacağı ve Türkiye-Pakistan dostluğunun köklü geçmişine vurgu yapıldığı belirtildi.
- TCG Hızır Reis: Havadan bağımsız tahrik sistemi ve ileri teknoloji sensörlerle donatılmış bir denizaltı olarak tanıtıldı.
- Ç-159 Yeni Tip Çıkarma Gemisi: Hem askerî harekâtlarda hem de insani yardım görevlerinde zorlu deniz koşullarında görev alabilecek şekilde tasarlandı.
- ULAQ Silahlı İnsansız Deniz Aracı: Otonom, yapay zekâ destekli görev kabiliyetleriyle gelecek harekât modellerine örnek teşkil ediyor; ULAQ’ın yerli üretim bir marin motoru kullandığı da söylendi.
Ayrıca TCG Koçhisar karakol gemisinin Mavi Vatan’daki hak ve hukuku koruyacak, barış zamanında hizmet verip kriz döneminde caydırıcı olacak bir platform olduğu; Koçhisar’ın Donanma’ya katılımının Mayıs sonunda planlandığı açıklandı.
Tören kapsamında açık deniz karakol gemisi Seferihisar’ın da saç kesimi gerçekleştirildi.
Savunma Sanayii ve Yerlilik
Savunma projelerinin yalnızca ürün geliştirmekle kalmayıp ekosistemi, insan kaynağını ve teknoloji üretim kapasitesini büyütmeyi hedeflediği ifade edildi. Savunma sanayinde faaliyet gösteren binlerce firma ve on binlerce uzmanın ülkenin güvenliği için çalıştığına dikkat çekildi.
Ar-ge’den tasarıma, yazılımdan seri üretime kadar süreçlerin yerli kaynaklarla yönetildiği; son dönemde savunma ve havacılık ihracatında kayda değer artışlar yaşandığı belirtildi. Son 11 aylık dönemde ihracatta sağlanan artış rakamlarına değinilerek sektörün dinamizmi vurgulandı.
Strateji ve Hedefler
Savunmada başarının bütüncül bir strateji gerektirdiği; havada, denizde ve karada etkinliğin birbirini tamamladığı mesajı verildi. Yapılan yatırımların barışı, milletin bağımsızlığını ve geleceğini korumaya yönelik olduğu dile getirildi.
Konuşma, savunma sanayiindeki ilerlemelerin ülkenin güvenli yarınlarına katkı sağlayacağı temennisiyle sonlandı.

02:00
Gündem
Gündem
Gündem
Gündem
Gündem
Gündem