43,9493$% 0.12
51,9846€% 0.09
59,3099£% -0.15
7.434,92%1,41
5.262,74%1,29
13.717,81%-1,16
02:00
Haberin Devamı
Kurtulmuş, Bağcılar’daki Kadir Topbaş Halk Sarayı’nda bu yıl 68’incisi düzenlenen ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Geleneksel İftar Programı’nda yaptığı konuşmada, ilk 10 günün bittiği ramazan ayının sonunda bayrama da hayırlısıyla ulaşabilme temennisinde bulunarak, her sene böylesine güzel iftar sofrasında bir araya gelmelerine vesile olan ÖNDER’e teşekkür etti.
İftar programının 28 Şubat’a denk gelmesinin de anlamlı olduğunu ifade eden Kurtulmuş, hayatlarının en önemli mücadele alanlarından biri olan o dönemi fevkalade canlı bir şekilde hatırladıklarını, o süreç ve sonrasında yaşananları dün gibi hafızalarında taşıdıklarını söyledi.
Kurtulmuş, 28 Şubat’ın Türkiye siyasetinde önemli bir kırılma noktası olduğuna dikkati çekerek, “Geçmişe doğru baktığımızda, 28 Şubat’ın anlı şanlı adamlarının, kadınlarının, o günkü 28 Şubat’ın silahşörlerinin bugün neredeyse bir tanesinin dahi ismi hatırlanmıyor. Ama 28 Şubat mağdurlarına bütün kapılar açılmış ve Allah’a çok şükür 28 Şubat, arkasından bambaşka bir mevsimi doğurmuştur. Bu mücadelede emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum.” dedi.
O süreçte direnenlerin, dayananların, mücadele edenlerin hayatlarında oldukça başarılı olduklarını gördüklerini dile getiren Kurtulmuş, “Direnemeyenler ya da elenenlerin ise birtakım mazeretlerin arkasına sığındıklarını gördük. Ama en önemlisi ’28 Şubat bin yıl sürecek’ diyenlerin hiçbirisinden geriye bir eser kalmadı, söyledikleri hiçbir sözün, çizdikleri hiçbir hedefin geçerliliği kalmadı. Ama 28 Şubat’a direnerek bu direnci milli bir vazife olarak telakki edenlerin çizdiği istikamet ise Allah’a çok şükür devam ediyor, devam edecektir ve inşallah kıyamete kadar bu memlekette milletin dediği olacak, milletten başka kimsenin sözü geçerli olmayacaktır.” diye konuştu.
Kurtulmuş, 28 Şubat’tan dersler alındığını kaydederek, “Ama herhalde 28 Şubat’ın en önemli dersi, vesayete eyvallah edersen sadece vesayetin karşısında eğilmez, yenilmezsin, aynı zamanda şahsiyetin de kalmaz. Bu millet vesayetçilere ‘evet’ demediği, boyun eğmediği için sivil ve asker, yerli ve yurt dışından kaynaklı bütün vesayetçiler artık kenara itilmiş oldu. Türkiye’de vesayet düzeni sona ermiş oldu ve bundan sonra da inşallah Türkiye’de hiçbir şekilde bir daha vesayet düzenekleri kurulamayacak, devam ettirilemeyecektir.” ifadelerini kullandı.
Haberin Devamı
“DEMOKRASİDEN, İNSAN HAKLARINDAN BAHSEDENLERİN, BUNLARIN HİÇ DE UMURLARINDA OLMADIĞI AYAN BEYAN ORTADADIR”
Dünyanın önemli bir dönemden geçtiğine işaret eden Kurtulmuş, dünya ve özellikle bölge olarak fevkalade zor bir döneme girdiklerini, maalesef her gün yeni haberlerle biraz daha yakından gördüklerini dile getirdi.
Kurtulmuş, dünyanın uluslararası alanda kuralın geçerli olmadığı, güçlü olanın dediğinin ortaya konulduğu ve “borusunun öttüğü” bir dünya haline geldiğini, kural bazlı bir dünya sistemi yerine orman kanunlarının geçerli olmaya başladığı bir düzenin kurulmaya başlandığına işaret ederek, şöyle devam etti:
“İsteyenin, dilediğine, rakip, düşman ve kendisinden daha zayıf gördüğüne, hatta terbiye etmesini gerekli gördüğüne karşı böylesine üstten bir tavırla dünya sisteminde yer alması, mücadele etmesi, uygulamalar ortaya koyması asla kabul edilemez. Söz sırası geldiği zaman demokrasiden, devletlerin egemen eşitliğinden, insan haklarından bahsedenlerin bu değerlerin hiçbirine itibar etmediği, bu değerleri hak ile yeksan ettikleri ve bu değerlerin hiç de umurlarında olmadığı ayan beyan ortadadır.
Bunun en somut örneklerinden birisi İsrail’in 3 seneye yakın bir süredir Gazze’de devam ettirdiği soykırıma ilave olarak artık Batı Şeria’da da hiçbir Filistinlinin hakkını tanımayacağını gösteren uygulamaları ortaya koymasıdır. 15 Şubat’ta İsrail’de çıkarılan bir yasayla Batı Şeria’da bulunan insanların mülkiyetlerine dahi el koyulabilmesinin önünün açılması ve buna da dünya sisteminin seyirci kalması, başlı başına orman kanunlarının artık geçerli olduğunu göstermesi bakımından yeterlidir. Bundan bir müddet evvel bir ülkenin devlet başkanının eşiyle birlikte gece yarısı yatağından alınarak başka bir ülkeye götürülmesi ve hapse atılması da orman kanunlarının geçerli olmaya başladığının açık bir ifadesidir.”
Haberin Devamı
ABD VE İSRAİL’İN İRAN’A YÖNELİK SALDIRILARI
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına değinen Kurtulmuş, “Bugün İsrail ve Amerikan kuvvetlerinin, egemen bir devlet olan İran’a karşı başlatmış olduğu hava saldırıları, aynı şekilde kural bazlı sistemin ortadan kalktığını bir kez daha gözümüze soka soka ilan eden bir yaklaşımdır. Böyle bir şey olamaz. Dünyada en fazla nükleer silaha sahip olanlar, ‘nükleer silah var’ diye bir ülkeye karşı savaş ilan ediyorlar. Dünyada en fazla insan hakları ihlalleri yapan İsrail, herhangi bir ülkeye karşı ‘insan hakları ihlalleri yapıyor’ diye savaş açabiliyor. Aynı şekilde dünyanın en çok silahına sahip olan ülkeler, başka ülkeleri ‘silahlanıyor’ diye tedip etmeye kalkıyor. Bu kabul edilemez, anlaşılamaz ve asla insanlık vicdanının razı olmayacağı bir durumdur.” diye konuştu.
Haberin Devamı
TBMM Başkanı Kurtulmuş, konuşmasında şunları kaydetti:
“Yeterince savaşın olduğu bölgemizde yeni bir savaşın çıkması, bölge halklarının hiçbirinin lehine ve menfaatine değildir. Bunun için Türkiye olarak başından itibaren, başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere her vesileyle İran-Amerika-İsrail arasındaki bu meselenin, özellikle İran-Amerika arasındaki meselenin müzakere yoluyla çözülmesinden başka bir yol olmadığını ifade ettik. Hem de müzakerelerin devam ettiği, önümüzdeki günlerde de devam edeceğinin ilan edildiği bir süreçte böylesine bir saldırının başlatılması asla doğru değildir, kabul edilemez. Dünya barışına asla katkı sunmayacağı gibi dünyada yeni çatışmaların, yeni kırılmaların da kapısını açacak fevkalade tehlikeli bir adımdır.”
Kurtulmuş, “Türkiye olarak diyoruz ki ülkeler arasında çok farklı kanaatler olabilir, ülkelerin çıkarları taban tabana zıt da olabilir ancak savaştan çok daha kolay olan yol, barış masasında müzakere etmektir. Müzakereyle ülkeler arasındaki çatışma sonlandırılabilir ve belli bir noktaya gelinebilir. Türkiye olarak bu bölgede daha fazla savaş istemiyoruz. Bu savaşın kazananı olmayacaktır. Bu savaş, masa üstünde yapıldığı planlarda durduğu gibi durmayacaktır. Bu alınan saldırı kararının mutlaka geri alınmasını ve barış masasına dönülmesini ümit ve temenni ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
“GÜÇLÜ VE BÜYÜK TÜRKİYE’DEN BAŞKA YOLUMUZUN OLMADIĞINI GAYET İYİ KAVRIYORUZ”
Türkiye olarak her zaman bölgede barışın, esenliğin, kardeşliğin yanında olduklarını dile getiren Kurtulmuş, bu coğrafyada ayakta durmak, varlığını güçlü bir şekilde sürdürebilmek için ayakların yere sağlam basması gerektiğine dikkati çekti.
Kurtulmuş, “Çevremizdeki bütün bu çatışmaların ortadan kaldırılması için mücadele ederken, Türkiye’ye karşı da hesapları olanların varlığını biliyor, ona karşı da güçlü ve büyük Türkiye’den başka yolumuzun olmadığını gayet iyi kavrıyoruz.” dedi.
Sadece silahı, savunma sanayisi, ekonomisi ya da milli geliri güçlü olan bir Türkiye’nin “güçlü Türkiye” demek olmadığını kaydeden Kurtulmuş, şunları söyledi:
“Güçlü ve büyük Türkiye derken amacımız, içeride dirliği ve birliği sağlamış, iç kalesini tahkim etmiş ve böylece kendi ayakları üstünde güçlü durabilmeyi başarmış bir Türkiye’dir. Bu amaçla bir süredir başlattığımız ve fevkalade önemli adımlarla sürdürdüğümüz Terörsüz Türkiye hedefi, tam da bu amaca matuf bir çalışmadır. 103 yıllık Cumhuriyet tarihimizin yarısını neredeyse heba ettiğimiz terör meselesinin ortadan kaldırılması, bu ülkede Türklerin, Kürtlerin, Arapların, Sünnilerin, Alevilerin, bütün unsurlarıyla aziz milletimizin bir ve beraber olarak yaşamasını sağlamamız ve hep beraber ezeli olan kardeşliğimizi ebedi hale getirebilmek için var gücümüzle çalışmaktır. Biz içeride kaleyi sağlam tuttukça, birliğimizi ve beraberliğimizi tesis ettikçe, kuvvetlendirdikçe, saflarımızı sıklaştırdıkça başkalarının ne hesabı olursa olsun asla Türkiye’ye zarar vermeyecektir.”
“BU MESELELERİN ARKASINDAKİ NEDENLERDEN BİRİ İSRAİL’İN FİLİSTİNSİZLEŞTİRME PROJESİ”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Gazze’de ve Batı Şeria’da yaşananları dünyanın bu telaşı içerisinde unutmayacaklarını ve unutturmayacaklarını vurgulayarak, “Esasında bütün bu meselelerin perde arkasındaki önemli nedenlerden birisi de İsrail’in arz-ı mevudun ilk aşaması olarak gördüğü Filistinsizleştirme projesini gerçekleştirmektir. Buna müsaade etmemek için bütün şuurumuzla benliğimizle mücadele etmeyi sürdüreceğiz. Amerikan Büyükelçisi ‘Bu toprak İsraillilere Tanrı’nın vadettiği topraklardır.’ demişti. Cenabıallah hiçbir toprağı hiçbir din mensubuna, hiçbir kuluna vadetmemiştir. Vadedilmiş topraklar diye bir şey yoktur. Ülkeler, milletler için hak edilmiş topraklar vardır ve Filistin toprakları da Müslümanların hak edilmiş topraklarıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
Bu süreçte birliğin artırılması gerektiğinin altını çizen Kurtulmuş, “Ramazanın manevi ikliminin Terörsüz Türkiye sürecine çok büyük katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum. İnşallah bu manevi iklimin sadece Türkiye değil, sınırlarımızın dışındaki Müslüman kardeşlerimizin de birlik ve dirliğine, aramızdaki ayrılıkların bütünüyle ortadan kalkmasına vesile olmasını temenni ediyorum. Bugün bir araya geldiğimiz gibi daha nice güzel sofralarda, nice büyük zafer muştularıyla bir araya gelmeyi Cenabıallah bizlere nasip etsin.” ifadelerini kullandı.
Kurtulmuş, konuşmasının ardından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ÖNDER Başkanı Abdullah Ceylan ve imam hatipli öğrencilerle fotoğraf çektirdi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, programın yapıldığı alanda kurulan “Hatırlıyoruz” temalı 28 Şubat sergisini de ziyaret ederek, panoya “Bin yıl sürmedi” yazarak imza attı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kız öğrenci yurdunu ziyaret etti
1
Tüm Gözler Amerikan Senatasonun Vereceği Son Kararda
42489 kez okundu
2
ABD Kongresinden Filistin-İsrail meselesinde ‘iki devletli çözüme’ destek
1780 kez okundu
3
İki kardeşe kurşun yağmuru! 10 bin TL’lik cinayet!
1743 kez okundu
4
7 Bangladeş’te soğan karakolda satılacak
1172 kez okundu
5
Hamas lideri Heniyye Türkiye’yi de kapsayan yurt dışı turuna çıkıyor
1079 kez okundu