43,9600$% 0
51,1710€% 0.08
58,8535£% 0.11
7.336,09%1,85
5.187,19%1,78
13.045,05%0,86
02:00
Ülke ekonomisi, halkın günlük yaşamına olumsuz yansıyan geniş kesimlerin sıkıntılarına rağmen 3. çeyrekte yıllık bazda %3,7 oranında büyüdü. Ancak büyümenin büyük bölümü inşaat yatırımlarının geçici etkisinden kaynaklandı; tarım sektörü ise bu dönemde %12,7 oranında gerileyerek gıda fiyatları ve dışa bağımlılık açısından risk işaretleri verdi. Çeyreklik büyüme ise yalnızca %1,1 oldu.

Sektörel dağılıma bakıldığında inşaat sektörü kentsel dönüşüm ve toplu konut projeleri gibi uygulamaların etkisiyle %13,9 ile en yüksek büyümeyi kaydetti. Finans (bankacılık ve sigortacılık) sektörü %10,8 büyürken; sanayi %6,5, ticaret ve ulaştırma ise %6,3 oranında genişledi. Buna karşılık tarımın %12,7 daralması, kuraklığın yanı sıra tarım politikalarındaki aksaklıkların sebep olduğu bir gerilemeyi gösteriyor.
Mal ve hizmet ihracatı %0,7 gerilerken, ithalat %4,3 arttı. Hanehalkı tüketimi enflasyonun etkisiyle yıllık %4,8 artış göstermiş göründü. Devletin tüketim harcamalarındaki artış ise sınırlı kaldı (%0,8). Sabit sermaye yatırımlarındaki %11,7’lik yükseliş ise büyümenin yatırım ayağının canlı kaldığını işaret ediyor.
Resmi veriler, büyümenin adaletsiz bir bileşim sergilediğine işaret ediyor. İşgücü ödemelerinin milli gelir içindeki payı bir yılda 3,4 puan azalarak %38,4’ten %35’e düştü; bu, ücretlerin milli gelirden aldığı payın belirgin şekilde zayıfladığını gösteriyor. Bunun sonucu olarak asgari ücrette yılın ikinci yarısında artış yapılmaması da etkili oldu. Öte yandan kişi başına düşen gelir hesaplamalarında tahmini verilerle 17.935 dolar seviyesine yaklaşıldı; gelir dağılımındaki bozulma, ortalama göstergelerin halkın genel refahını yansıtmasını engelliyor.
Ekonomistler, büyümenin ana kaynağının iç talep olduğunu, hanehalkı tüketimi ve yatırımların büyümeyi taşıdığını belirtiyor. Dış talebin zayıflaması büyümeyi sınırlayan unsur olurken, gelir dağılımındaki bozulmanın ve işgücüne ödenen payın gerilemesinin sürdüğü vurgulanıyor. Uzmanlar ayrıca tarımdaki sert düşüşün gıda enflasyonu açısından ciddi bir uyarı olduğuna dikkat çekiyor ve sürdürülebilir, kapsayıcı bir büyüme yapısına ihtiyaç olduğuna işaret ediyor.
Mevcut veriler, kısa vadede inşaat ve iç talep kaynaklı büyümenin ekonomik görünümü toparlıyor gibi görünse de; tarımdaki çöküş, gelir dağılımındaki bozulma ve işgücünün milli gelirden aldığı payın düşmesi gibi yapısal sorunlar büyümenin kalitesini gölgeliyor. Bu tablo, önümüzdeki dönemde gıda fiyatlarının artabileceğine ve tarım ithalatına daha fazla ihtiyaç duyulabileceğine dair işaretler veriyor.
Ücret asgari açlık azami
1
TÜİK açıkladı: Mevsimsellikten arındırılmış ekim enflasyonu belli oldu!
4681 kez okundu
2
Yeni Türk Lirası banknotların zaman aşımı yıl sonunda dolacak
1086 kez okundu
3
1 Bakan Pakdemirli: 84 projeye 113 milyon liralık hibe desteği sağlanacak
941 kez okundu
4
2 Meksika son 30 yıldaki en büyük petrol rezervini keşfetti
921 kez okundu
5
3 Türk bilim insanlarının Antarktika seferleri meyvelerini veriyor
860 kez okundu