42,5088$% 0.16
49,3718€% 0.05
56,3754£% 0.05
5.762,77%1,55
4.217,39%1,40
10.898,70%-0,43
02:00
Türkiye’de önümüzdeki yıl içinde toplam 1.500 megavatsaatlik enerji depolama kapasitesinin hizmete girmesi bekleniyor. Bu kapasitenin 300 megavatsaatlik bölümü ise 2026’nın ilk yarısına kadar devreye alınacak.
Ülke, depolama teknolojileri ve ilgili sistemlere hızlı uyum sağlayarak bu alanda büyüme gösteriyor. Hücre üretiminde Çin’in düşük maliyetli avantajı göze çarparken; metal işleme, kablo, trafo ve orta gerilim ekipmanları gibi alanlarda yerli sanayi önemli katma değer sunuyor. Mevcut altyapı, istihdam potansiyeli ve tedarik zinciri imkanları Türkiye’yi bölgesel bir merkez haline getirme yönünde güçlendiriyor.
Batarya paketlerinin piyasaya sunulması sürecinde, kullanıcı ihtiyaçlarına yönelik esnek çözümler sunulması ve yerli tedarikçilerin sisteme entegre olması, sektörde rekabetçi bir ekosistem oluşturuyor. Bu ekosistemin büyümesiyle birlikte hem üretim hem de hizmet tarafında yeni iş fırsatları ortaya çıkıyor.
Depolama sistemlerinde dijitalleşme ve yazılım uygulamaları, ürünlerin katma değerini belirgin şekilde artırıyor. Donanım üretiminde düşük maliyetli üreticilerle doğrudan maliyet rekabeti zor olsa da, yazılım, kontrol sistemleri ve mühendislik çözümleri ihracat ve hizmet gelirleri açısından önemli avantajlar sunuyor.
Enerji yönetimi yazılımları, batarya ömrünü uzatan optimizasyonlar ve şebeke etkileşimlerini yöneten akıllı kontrol mekanizmaları, depolama projelerinin değerini yükseltiyor. Piyasa büyüdükçe bu yazılım ve mühendislik yetkinliklerinin ihracat potansiyeli de artacak.
Aralık ayında Ankara’da düzenlenecek Enerjinin Geleceği ve Depolama Kongresi gibi etkinliklerde sektör paydaşları bir araya gelerek teknolojik gelişmeler, iş modelleri ve regülasyon ihtiyaçlarını tartışacak.
Elektrik depolama sistemleri, bir ülkenin başka elektrik havuzlarına bağımlı olmadan kendi üretim ve tüketimini yönetmesine olanak tanıyor. Yapılan hesaplamalara göre yaklaşık 5 gigavatlık bir batarya sistemi, şebeke esnekliği açısından kritik bir rol oynayabilir. Yeni kurulacak rüzgâr ve güneş santralleriyle birlikte ihtiyaç artabilir; hedeflenen 35 gigavat kurulu güç hedefine ulaşıldığında, yaklaşık 15 gigavatlık depolama kapasitesi ile daha bağımsız işletme sağlanabileceği öngörülüyor.
Sektör temsilcileri, önümüzdeki 2-3 yıl içinde batarya depolama sistemlerinin ülkenin dört bir yanına, hatta 81 ile yayılmasının mümkün olduğunu belirtiyor. Depolama yatırımları özellikle rüzgâr ve güneş enerjisinin üretiminin yoğun olduğu saatlerde enerjiyi saklayarak şebekeyi ve iletim hatlarını koruyacak.
Yenilenebilir kaynakların üretim maliyetlerinin düşük seyretmesi, depolama yatırımlarını ekonomik açıdan cazip kılıyor. Bir gigavatlık depolama tesisinin maliyeti kurulduğu saha ve entegre edildiği üretim tesisinin türüne göre değişse de, enerji dönüşümünde depolamanın sürdürülebilirlik ve güvenlik açısından önemi giderek artıyor.
Tüm bu gelişmeler, ülkenin enerji dönüşümünde depolama çözümlerinin stratejik bir yatırım olarak öne çıkacağını gösteriyor.
Günlük elektrik üretim ve tüketim verileri – 29 Kasım 2025
1
TÜİK açıkladı: Mevsimsellikten arındırılmış ekim enflasyonu belli oldu!
4636 kez okundu
2
Yeni Türk Lirası banknotların zaman aşımı yıl sonunda dolacak
1033 kez okundu
3
1 Bakan Pakdemirli: 84 projeye 113 milyon liralık hibe desteği sağlanacak
901 kez okundu
4
2 Meksika son 30 yıldaki en büyük petrol rezervini keşfetti
883 kez okundu
5
3 Türk bilim insanlarının Antarktika seferleri meyvelerini veriyor
820 kez okundu